İsveç’li süper spor otomobil üreticisi Koenigsegg 2008 model yılı için gelen talepler üzerine iki özel seri hazırladı.
Bunlardan ilki CCX modeli için geliştirilen limited edition ki bu versiyondan sadece 14 adet üretilecek, ikincisi ise Bio Flexi yakıt kullanan CCXR üzerine geliştirilen Limited edition versiyonu. CCXR Limited Edition’dan ise sadece 6 adet üretilecek.
Otomobiller için belirlenen satış fiyatları ise zenginlerin bile cebini yakacak cinsten : CCX Limited Edition 1.330.000 € ve CCXR Limited Edition : 1.500.000 €. ( Tabii ki TR satış fiyatları bu fiyatların çok çok üstünde olabilir ! )
CCX ile CCXR Limited Edition’lar da standart versiyonlara göre belirgin farklar bulunuyor. Hemen CCX ile başlarsak standart olarak sunulan tüm ekipmanlara ek olarak 888 Hp gücünde turbo beslemeli bir motor ve tabii bu motoru taşıyabilecek yürüyen aksam modifikasyonları, farklı dış görünüm ve boya, tamamen karbon alaşımdan üretilmiş gövde ve devasa spoyler göze ilk çarpan unsurlar. İç mekanda da bir çok değişiklik var: özel deri kaplama koltuklar ve aynı renk kombinasyonunda halılar, Edition yazılı özel plakalar gibi.
Tüm bunları az bulan sınırlı sayıdaki 6 özel müşteri ise 5.0 litre hacminde çift süperşarjlı, 1018 Hp gücündeki CCXR’ı tercih edecekler. Yollarda görmekten çok bir kolleksiyon otomobili olan bu modellerin maalesef ki Türkiyer’de bulunma ihtimalleri çok uzak. Bulunsalar dahi bunlara ödenecek rakamlar vergiler ile birlikte rahat ikiye katlanacak.
Süper spor otomobil meraklılarının yakından tanıdığı Koenigsegg firması son göz bebeği CCX ile dikkatlari üzerine topluyor. Türkiye yollarında belki de göremeyeceğimiz bu model 395 km/s’lik maksimum hızı ile en hızlı otomobiller liginde üst sıralarda ki yerini aldı. Araç 0-100 km hızlanmasını 3.2 saniyede tamamlarken, 0-400 metre aralığını da 9.9 saniyede geçiyor. İsveç’li firma CCX’in kendine özgü tasarımını elde edilen 0.3 Cd’lik sürtünme katsayısı ile de desteklemiş.
Zorlu Le Mans yarışlarının galibi R10’un teknolojisi ile geliştirilen konsept otomobilde, çift turbo beslemeli 6 litrelik V12 motor, 1750-3000 rpm aralığında 1000Nm tork üretiyor!
Audi’nin konsept otomobili, dizel bir süperspor otomobil olarak, dünyada bir ilk.
500 beygir gücündeki motoru ile, R8 V12 TDI, 100km/s hıza 4.2 saniyede ulaşıyor, son sürati ise 300 km/s hızın üzerinde.
Gelişmiş enjeksiyon sistemi ile, raylar içindeki yakıta 2000 bar yüksekliğinde bir basınç uygulanabiliyor. Böylece yakıt daha çabuk ve verimli olarak ateşlenebiliyor ve motor daha verimli çalışıyor.
Düz vitesli R8 gücünü yere 4 tekerleğinden aktarıyor; firmanın meşhur quattro sisteminde, her tekerleğe farklı verilebilen gücün standart oranı önde yüzde 40 arkada yüzde 60.
Emisyon değerleri ile ilgili kesin bir bilgi yok ancak Audi aracın 2014 yılında yürürlüğe girecek Euro 6 kurallarına uygun olduğunu ifade ediyor.
R8 V12 TDI’nın, R8 V10’dan sonra satışına başlanması bekleniyor.
DÜNYA EKONOMİSİNDE GÖZLENEN OLUMLU HAVA VE YENİ PİYASALARIN VARLIĞI BENTLEY’İ İLK KEZ OLARAK 10 BİN 14 ADETLİK SATIŞ HACMİNE ULAŞTIRDI.
İngiliz otomobil markası Bentley otomobilleri Türkiye’de 19 adet satıldı. Bentley, bu satış rakamı ile lüks otomobil segmentinde yüzde 8,3’lük pazar payına ulaştı. Böylece ilk sene olmasına rağmen birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek bir başarı elde etmiş oldu. Türkiye’de hedeflerini tutturan marka, dünya çapındaki satış hacminde de yüzde 7’lik bir büyüme kaydetti. Bentley, global pazarda 10 bin 14 adet otomobil satışı ile yeni bir rekor kırdı.
Çin’de 338 Bentley satıldı
Bentley, bu marketlerden Asya Pasifik’te yüzde 18, Çin’de ise yüzde 93 büyüme sağladı. Çin’de satış rakamı 338 olan Bentley’den Kore’de ise piyasaya girişin ilk yılında 100 adet satıldı.
Diğer pazarlarda elde edilen artışlar ise; İngiltere’de yüzde 7, Kuzey Amerika’da yüzde 4 ve Avrupa’da yüzde 7 oldu. İngiltere’de toplamda 2 bin 79 araç satılırken Kuzey Amerika’da bu rakam 4 bin 196 oldu. Avrupa Kıtası’nda ise 2 bin 166 adet Bentley satıldı.
Arnage ve Continental’in başarısı
Bentley’in elde ettiği satış rakamlarında Arnage ve Continental gruplarındaki büyümenin de etkisi var. Azure Convertible’nin piyasaya sürülmesi sayesinde, satışlar Arnage çizgisinde yüzde 44 arttı. GTC Convertible piyasadaki ilk yılında, 2 kapılı Continental modellerin satışını yüzde 57 artırdı.
Bentley Yönetim Kurulu Üyesi ve Satış ve Pazarlama Müdür Stuart McCullough açıklamasında, 'Bu sonuçlar dünya çapında yükselen piyasalar ve yerleşik piyasalardaki varlığını güçlendiren Bentley için önemli bir kilometre taşıdır. Bentley, günümüzün teknolojisi, el işçiliği ve sipariş üzerinde üretim kabiliyetleri ile lüks araç piyasasında öncü durumundadır. Bu mevkiini ileride de korumayı beklemektedir' dedi.
Türkiye’de satışa sunulan yeni bir otomobil, özellikle acemi sürücüler için kabus olan park sorununu ortadan kaldırıyor.
Bu otomobil 15 saniyede kolayca park edilebiliyor. Volkswagen Touran’ın yeni modeli, ‘Park asistanı’ yardımı ile 15 saniye içerisinde otomatik olarak park manevrasını tamamlayabiliyor. Doğuş Otomotiv-VW Binek Araç tarafından 1.4 litre 140 HP’lik TSI motor ve Comfortline donanım paketiyle ithal edilen Yeni Touran, isteğe bağlı olarak Tiptronic DSG şanzıman seçeneğiyle de satın alınabiliyor. Yeni Touran modeli, 50 bin YTL’den başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Araç 200 km/s’lik son hıza erişebilirken, 0–100 km/s hızlanmasını 9.8 sn’de tamamlıyor. Yakıt tüketimi ise 100 km’de ortalama 7.4 litre.
PARK KABUSU BİTİYOR
4.4 metre uzunluğa ve 1.8 metreye varan genişliğe sahip Yeni Touran’da, yeni bir teknoloji olan 'Park asistanı', ön ve arka park mesafe sensörleri ve 'Hill hold' eğimde kalkış sistemiyle entegre biçimde çalışıyor. Vites topuzunun önüne yerleştirilen tek bir düğmeye basarak etkinleştirilen sistem, hızlı ve stressiz bir şekilde park manevralarını sağlıyor. Park asistanı ayrıca otomatik olarak direksiyon manevraları yaparak, sürücünün aracı tek manevrada düzgün bir çizgi halinde park edebilmesi için destekliyor.
İŞTE PARK SORUNUNU ORTADAN KALDIRAN OTOMOBİL
Sistem etkinleştirildiğinde park etmiş diğer araçlarla arada 0.5 metre ile 1.5 metre mesafede sinyal verilen yöndeki alanları tarayarak uygun park yerlerini tespit ediyor. 30 km/s’ye kadar hızda çalışabilen sistem, uygun park yeri bulunduğunda doğrudan sürücünün görüş alanındaki yol bilgisayarı aracılığıyla gerekli uyarıyı yaparak başlama pozisyonu hakkında sürücüyü uyarıyor. Sürücü bunun üzerine aracı geri vitese alarak otomatik direksiyon manevrası işlemini aktif olarak başlatabiliyor. Araç geri vitese alındıktan sonra ise otomatik park işlemi genellikle 15 saniyede tamamlanıyor. Park manevrası esnasında yaya veya benzeri bir engelle karşılaşıldığında direksiyon manevrasına yapılan bir müdahale ile sistem hemen devre dışı kalıyor.
Cesur tasarım anlayışı ve teknolojik gelişimlerini konfor ve performans ile birleştiren, SUV araç efsanesi Land Rover, premium ve kompakt segmente yeni bir soluk getirmesi beklenen 3 kapılı LRX Konseptini Ocak ayında düzenlenen Detroit Motor Show’da sergiledi.
LRX Concept, markanın öz değerlerine sadık kalırken, pazarın yeni alanlarına doğru atılımcı bir değişikliği gösteren, cesur bir Land Rover tasarımı. Land Rover’ın Genel Müdürü Phil Popham 'Araçlarımızın çekiciliğiyle ilgili ne kadar rahatsak, sürdürülebilirlik konusunda da o kadar ciddiyiz. LRX Concept bu mesajı veriyor. LRX, her bakımdan bir Land Rover’dır ama çok farklı bir Land Rover’dır' diyerek LRX Concept ile ilgili düşüncelerini aktarıyor. LRX özellikle müşteri beklentilerini ölçmek ve Land Rover’ın yenilikçi düşüncesini geliştirmek amacıyla tasarlanmış bir çevre dostu cross-coupe özelliğindedir. Land Rover’ın değişen dünyanın şartlarına uyumunun en açık göstergesi olacak LRX, sınıfının en temiz araçlarından biri olacak ve markanın yeniliklere ve çevresel değişikliklere olan duyarlılığını yansıtacak. Popham 'LRX, markanın müşteri beklentilerine olan duyarlılığını ve değerlendirmelerin yansımalarını irdeleme şansı verecek' diyerek LRX’in markanın gelecek planlarındaki yerini ifade ediyor.
Land Rover’ın cross-coupe olarak tanımladığı LRX, markanın standartlarını da yükseltiyor. Freelander 2’den daha kompakt boyutlarda olan LRX, özellikle lüks ve premium beklentileri karşılamak ve 4x4 bir aracın artılarını daha kompakt bir araçta yaşamak isteyenlerin beklentilerine cevap veriyor.
Land Rover Tasarım Direktörü Gerry McGovern 'LRX, Land Rover tutkusundan, doğan bir tasarımdır ama farklıdır, cazip ve heyecan vericidir, çünkü Land Rover şimdiye kadar hiç sıradan otomobil üretmemiştir” diyerek LRX’nin yeniliğini vurguluyor. 4x4 kullanım rahatlığı ve Land Rover markasının kullanıcılara vermiş olduğu heyecana kompakt boyutlarıyla LRX ayrı bir heyecan katıyor. Hafifletilmiş gövde, yakıt tasarrufu ve buna paralel düşük CO2 emisyon oranları da LRX’in diğer artıları. LRX konsepti aynı zamanda, ilk kez 2006’da Land_e konseptinde gösterilen akıllı güç yönetimi sistemlerini ve diğer teknolojileri de kullanıyor. LRX detayları ve sürdürebilirlik teknolojileri Detroit Show’da gösterilecektir.
Daha şehirli ve sportif LRX Concept, geleneksel SUV ile crossover’ın muhteşem bir örtüşmesi. Yol tutuş, performans ve çeviklik LRX’in karakteristik özellikleri. Özellikle yol tutuş dinamikleriyle LRX’in sınıfına yeni bir soluk getireceği ve üstün kabiliyetleriyle sınıfında öncü olacağı kesin.
Sürekli dört çekiş sistemi, HDC, Terrain Response gibi sistemlerle LRX, her koşulda sürüş güvenliği ve performans sunuyor. Terrain Response sistemiyle, LRX zorlu kış koşullarında, karlı, yağmurlu ve bozuk yollarda güvenli bir sürüşün güvencesi oluyor. Bunun yanısıra LRX’in şehirli ruhuna uygun olarak Terrain Response sisteminin daha düşük yakıt tüketen ve düşük emisyonlu Eco seçeneği bulunuyor. Bu seçenek ile birlikte şehir hayatına daha uygun bir sürüş sunuluyor.
Ayrıca 20 inçlik alaşım jantlar, arka ve ön görüş açılarını genişleten köşe çizgileri de LRX’in dış ve iç tasarımındaki yeniliklerini oluşturuyor.
Sofistike iç tasarım
İç tasarımında kompakt bir Land Rover’ın ne kadar rahat ve kullanışlı olabileceğini gösteren LRX Concept, kusursuz ön paneli ve pratik kombinasyonlarıyla dikkat çekiyor. Sofistike kabin özellikleri, koyu kahverengi deri iç kombinasyonları alüminyum detaylarla birleştirilerek karakteristik bir iç mekan oluşturulmuş.
LRX’in ön konsolun ortasında bulunan farklı tasarım anlayışı, konseptin dinamizmini ve sportifliğini vurguluyor.
Ön konsolda bulunan LCD ekran ile dokunmatik bir bilgi akışı sağlıyor. Yine dokunmatik ekran ile birlikte sürüş, yol ve araç ile ilgili tüm bilgilere kolaylıkla ulaşılabiliyor. LRX’in bir diğer spesifik özelliği olan kişiselleştirilebilme de yine kullanışlı ön konsolla yapılıyor. Farklı sürüş dinamiklerini kullanma imkanı veren LRX’in ön konsolunda yeşil ekonomiyi, kırmızı spor modunu ve mavi de standart sürüş seçeneğini simgeliyor. Farklı renklerle kullanıcıların heyecanını arttırmak amaçlanıyor.
LRX ile bir ev odası rahatlığında ve kullanıcının kolay kullanabileceği her tür pratik ihtiyaç cevap buluyor. iPhone bağlantısıyla birlikte daha sofistike bir iletişim ağına sahip olan LRX’de iç mekan konforuna yönelik şişe soğutucu da bulunuyor. Arka koltukta oturan yolcuların rahat ve keyifli bir yolculuk yapabilmeleri için görüş açıları genişletilmiş cam tavan ile ferah bir kabin oluşturulmuştur.
LRX Concept yükleme açısından da oldukça kullanışlı. LRX her açıdan çok yönlü bir kullanım ve pratiklik sunuyor. Gerry McGovern 'esnek yükleme kapasitesi LRX Concept’in en önemli özelliklerinden' diyerek LRX’in bir diğer kullanışlı yönünü vurguluyor.
Land Rover tasarımcıları aracın ağırlığını azaltma düşüncesiyle koltukların ve diğer materyallerin ağırlığını azaltırken, tavan ve yan camlar içinse yüzde 40 daha hafif olan polikarbon tercih edilmiş. Premium kalitedeki malzemeler ile geri dönüştürülebilir malzemelerin muhteşem bir bileşimi LRX’i oluşturuyor. Plastik şişelerin yüzde 100 geri dönüşümü ile üretilen kapı içleri LRX’in çevreye duyarlılığının en önemli simgesi.
Genel Müdür Phil Popham 'hiçbir teknoloji hayatımızdaki tüm isteklere tam bir cevap bulamaz, fakat LRX Concept geleceğin fikirlerini şimdinin kullanışlılığı ve akılcılığıyla pratik bir şekilde kullanıcılarına sunuyor' diyerek LRX’in Land Rover açısından ne kadar önemli olduğunun da altını çiziyor.
İstanbul'da hizmet veren özel bir dershane, 2007 yılı ÖSS sınavlarında birinci olan 3 öğrencisini birer otomobille ödüllendirdi. Özel bir dershane, ÖSS'de birinci olan 3 öğrencisini birer otomobille ödüllendirdi. İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan dershanenin Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Yamakoğlu, ÖSS'de 22 yıldır öğrencilerinin elde ettiği başarılı sonuçların, geliştirdikleri sistemlerin etkinliğini kanıtladığını söyledi.
Törende, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri arasında gerçekleştirilen İlk Adım Sınavı'nda dereceye giren öğrencilere plaket verilirken, 2007 yılı ÖSS'de ilk 10'a giren öğrenciler de birer dizüstü bilgisayarla ödüllendirildi. İstanbul Vali Yardımcısı Adem Karahasanoğlu da 2007 ÖSS'de sayısal, eşit ağırlık ve sözel dallarında en yüksek puanı tutturarak Türkiye birinciliğini paylaşan Abdürrahim Soğanlı, Deniz Can Aliş ve Uğur Gülper'in ödülleri olan otomobillerin anahtarlarını verdi. Öğrenci, öğretmen ve velilerin katıldığı tören, Ayna grubunun konseri ve Kırgızistan'daki Türk okullarından gelen ''Anadolu'dan Geldik'' grubunun şarkılarıyla sona erdi.
Audi R8, 420hp üretebilen yüksek devirli V8 motora sahip. All-wheel-drive diye tabir edilen zor pist şartlarında bile hakimiyeti koruyan 4 teker sürüş sistemi bulunuyor.R8'in farlarının etrafı LED'lerle çevrilerek değişik bir stil kazandırılmış. Araç 0-100km'ye 4.6 saniyede çıkabiliyor ve maksimum hızı 301 km/saat. 7800rpm 4.2 litre motorun 4500-6000rpm arası tepe torku 430 Newton-metre.
Audi R8 motor yarış araçlarından özelliklerle bezenmiş. Aracın ağırlık merkezi noktası yere yakınlaştırılarak sürüş dinamikleri geliştirilmiş. İki vites alternatifi mevcut: 6-vites normal veya Audi R tronic vites kutusu tercih edilebilir. Geneleksek Audi quattro sistemi araca dahil edilmiş. Motor gücünün ön ve arka aks arasında ihtiyaca göre paylaşımının yapıldığı bu teknoloji kaygan pistlerde devreye girerek emniyeti arttırıyor.
Xenon plus lambalar, LED stop aydınlatması, 18-inç aluminyum jantlar, 7-inç ekranlı ses sistemi, hırsız alarmı, arka görüş kamerası, 12 hoparlörle 465 wattlık Bang and Olufsen ses sistemi, gürültüye göre müzik sesini ayarlayan dahili mikrofon sistemi, deri iç döşeme alternatifi aracın özellik listesinden bazı ayrıntılar.
Teknolojik inovasyonlar ile toplumların yaşam kalitesini geliştirmeye katkıda bulunmayı temel ilkesi olarak kabul eden Toyota; üç alanda sürdürülebilirliği ön planda tutuyor; Araştırma ve geliştirme, Üretim ve Sosyal katkı sağlanması. Toyota, büyüme ve gelişim stratejisini, sürdürülebilir bir toplum ve dünya için çevresel üretim teknolojilerinin geliştirilmesi, geri dönüşümlü parçalar kullanılması ve araç güvenliğinin artırılması yönünde oluşturuyor. C02 emisyonlarının düşürülmesi ve zararlı gazların azaltılmasına yönelik önlemler alınması ve bireylerin güvenliğini azami artıracak teknolojiler geliştirilmesi dünyanın lider otomotiv firması olarak Toyota misyonunun bir parçası. 2007 yılında Hibrid teknolojisinin 10. yılını kutlayan Toyota, bugün dünyada 1 milyon 295 bin adet hibrid araç satışıyla lider durumda yer alıyor.
Dünyanın ilk seri üretilen hibrid aracı Toyota Prius, 2007’nin de en çok satılan hibrid aracı oldu. Topluma örnek davranışları ile büyük beğeni kazanan dünya starlarının da tercih ettiği Toyota Prius, satış rakamlarında 2007 sonu itibariyle 1 milyon adede yaklaştı. 10 seneden beri satılan Toyota Prius ile dünyamıza 1.426.176 ton daha az karbondioksit (CO2) salımı sağlanmış oldu. Toyotasa Genel Müdürü İbrahim Orhon’un Toyota’nın Hibrid liderliği hakkında yaptığı açıklamada ‘’Toyota, 2007 yılında Hibrid teknolojisinin 10. yılını kutladı. Toyota, bu teknolojinin öncüsü olmanın ve ileri görüşlülüğünün gururunu yaşıyor. Bundan 10 yıl önce Toyota, hibrid teknolojisini geliştirip seri üretime geçtiğinde, herkes bu teknolojiye şüpheyle yaklaşmıştı. Ancak bugün önemli uluslar arası fuarlarda da gördüğümüz gibi diğer otomobil üreticileri de hibrid konsept araçlarını tanıtıp, çevreci araçlar üreteceklerini vurguluyor. Pek çok firma hibrid araçlar üretmek için henüz yeni yeni çalışmaya başlarken, Toyota bugün dünyada 1 milyon 295 bin adet hibrid araç satışıyla lider durumda yer alıyor. Gelecekte, piyasada bulunan tüm Toyota modellerinin hibrid versiyonlarının satılması hedefleniyor. Hibrid teknolojisinde öncü ve lider durumda bulunan Toyota, çevreye saygılı araçlar üretmek için sürekli yeni teknolojiler geliştiriyor’’ diye belirtti. Orhon, konuşmasının devamında ‘Yakın gelecekte doğaya saygılı araçların
Toyota Prius
Dünyanın ilk seri üretim hibrid otomobili olan Toyota Prius, hem elektrikli hem de benzinli motoru aynı anda kullanıyor. İlk kez Toyota Prius'ta kullanılan yeni hibrid sistem, çığır açan Hybrid Synergy Drive® kavramına göre geliştirilen ilk sistem. Toyota'nın Hybrid Synergy Drive® teknolojisinin kullanıldığı yeni Prius, yüksek performans, düşük yakıt tüketimi, çevre duyarlılığı ve şık tasarımı bir arada sunuyor. Alman otomobil kulübü ADAC tarafından yapılan ADAC ECO Test’inde 2004 ve 2005 yıllarında birinci seçilen Toyota Prius, karbondioksit (CO2) ve diğer emisyon ölçümlerinde en düşük değeri alarak çevre dostu olduğunu bir kez daha tescilledi. “2007 yılının en iyi motorları ödülleri” kapsamında da Toyota Prius “En İyi Yakıt Ekonomisi Sağlayan Motor” seçildi. İngiltere’de 2007 yılında J.D.Power tarafından yapılan Müşteri Memnuniyeti araştırması sonucunda Toyota Prius 1 numara seçilmiştir. Amerika’da ise özellikle hibrid otomobil Prius’un bilinirliği çok yüksek, bu otomobili satın alanlar arasında fan klüpler oluşturuluyor. Bu teknolojiyle hem çevreye olan duyarlılıklarını göstermek hem de insanları çevre dostu olmaya teşvik etmek isteyen Hollywood yıldızları da topluma örnek teşkil ederek tercihlerini Prius’tan yana kullanıyorlar.
Toyota, süreklilik prensibi doğrultusunda, hibrid sistem ile beraber çalışan alternatif yakıt türleri ve yakıt tüketimini düşüren teknolojiler üzerine de çalışmalarını da aralıksız sürdüyor.
BMW Grubu, 2007 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 9.2`lik satış başarısı yakaladı. 2007 yılında toplamda 1.5 milyonun üzerinde yeni araç müşterilere teslim edildi. BMW Grubu üç otomobil markasının da üstün başarısıyla 2007 yılında bir önceki yıldaki başarısını sürdürdü ve toplam satışlarda 1.500.678 adede ulaşarak 2006 yılı satışlarını (1.373.970) %9.2 oranında arttırdı. Başarının mimarlarından BMW markasında toplam satış adedi 1.276.793`e ulaşarak bir önceki yıla (1,185,088) oranla %7.7`lik bir satış yakaladı.
BMW Grubu`nun bir diğer güçlü markası da MINI`de BMW`nin yakalamış olduğu satış başarısına paralel bir ivme ile satışlarını bir önceki yıla oranla % 18.5 artırarak ( 2006 188.077) toplamda 222.875 adede çıkarttı. Rolls Royce Motor Cars tarihinde bir ilke imza atarak satışlarını dört haneli rakamlara taşıdı. Geçtiğimiz yıl 805 adet Rolls Royce satılırken 2007 yılında 1010 adetlik rekor satış, Rolls Royce`un gururu oldu. Bu sonuç Rolls Royce`un Süper Lüks otomobiller arasında en çok tercih edilen marka olduğunu ispatlıyor.
BMW AG Satış ve Pazarlama Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Krause "2007 için satış hedeflerimize tamamen ulaştık. Bir sonraki tek rakam yüzdesinde büyüme yakaladık. Biz, "BMW EfficientDynamics"le düşük yakıt tüketimli, az C02 emisyonlu ürünleri standart olarak sunuyoruz ve müşterilerimiz bunu takdir ediyor" dedi. Gelişimine beş yıl önce başlanan EfficientDynamics BMW 1 Serisi`nden BMW X5`e kadar her üründe kullanılıyor. Bu yeni teknolojiden birçok MINI modelinde de yararlanılıyor. Yıl sonuna kadar, EfficientDynamics`e sahip 450,000`den fazla BMW otomobili Avrupa yollarında olacak" dedi. Krause "Satışlar açısından BMW Grubu, premium otomobil segmentinde bir kez daha dünyanın önde gelen üreticisi oldu. Bu başarıya 2008 yılında da ulaşacağımıza inanıyoruz" diyerek BMW Grubu`nun başarısını altını çizdi.
3 Serisi en önde
2007 yılında hem BMW modelleri hem de rakipleri arasında en iyi satış adetlerine ulaşan model geniş model yelpazesiyle 3 Serisi oldu. BMW Grubu`nun toplam satışlarının %37`sini oluşturan 3 Serisi 2007 yılında toplam 555.219 adetlik satış rakamına ulaştı. Bu rakam bir önceki yıla göre %9.2`lik bir artış anlamına geliyor. Satış hacmi olarak BMW`nin ikinci büyük rakamı 230.845 adetlik satışla 5 Serisi`nden geliyor. 5 Serisi satışlarıyla geçen yılki başarısını korudu. BMW`nin kompakt sınıftaki güçlü temsilcisi 1 Serisi toplam 165.803 adetlik (2006, 151.918) satışla BMW`nin en çok tercih edilen modellerinden biri oldu. 1 Serisi`nde mayıs ayından itibaren satışa sunulan 3 kapılı versiyon da modelin yükselen grafiğini olumlu etkiledi.
X5 satışlarını yüzde 60.1 arttırdı
BMW Spor Aktivite Araçları X3 ve X5 2007 yılında da başarılı satış rakamları yakaladı. 2007 yılında toplam 120.617 adetlik X5 satışı (2006, 75.321) bir önceki yıla oranla % 60.1`lik bir artış yakalayarak rekor kırdı. Sınıfındaki rakiplerinin çok ilerisinde olan X5 beklentilerin üstündeki satış rakamıyla başarısını ispatladı.
BMW`nin bir diğer SAV modeli X3 de 2006 yılındaki başarısını korudu ve toplam 111.879 adetlik satış rakamına ulaştı.(2006,114.000)
BMW`nin amiral gemisi 7 Serisi toplam 44.421`lik (2006, 50.227) bir satış adedine ulaştı. BMW`nin spor yüzü Z4 28.383 ve BMW 6 Serisi Coupe ve Cabrio modelleriyle toplam 19.626 adetlik satışa ulaştı.
BMW Grubu, Amerika`da da en çok tercih edilen Avrupa markası oldu. BMW Grubu Amerika`da toplam 335.840 adetlik satışla şimdiye kadar gerçekleşen en yüksek satış adedine ulaştı (2006, 313.603). Amerikalıların en çok tercih ettiği Avrupa markası olan BMW`nin ülkesel başarısını, 284.523 adetle Almanya takip etti. 2007 yılında İngiltere`de toplam 173.685 adetlik satış rakamı yakalandı. İtalya`da 106.985 ile bir önceki yıla oranla %10.9`luk bir satış başarısına ulaşıldı. İspanya`da da toplam satış adedi 72.849`a ulaştı ve satışlar %15.6 arttı.
2007 yılı, büyümekte olan pazarlar için de umut verici bir yıl olarak kapandı. Çin`deki %41.9`luk artış toplam satışları 51.588 adede ulaştırdı. Rusya`da da benzer bir rekor büyüme yaşandı. Rusya`da bir önceki yıla oranla %54.5`lik satış artışı yakalayan BMW Grubu toplam satışlarını 14.686`ya çıkarttı.
Motosiklet sektöründe de görülen büyüme rakamları 2007 yılının başarısına olumlu katkılarda bulundu. İlk kez 2006 yılında 100.000`lik satış adetlerine ulaşan BMW Motorrad 2007 yılında toplam 102.467 adetle büyümesini sürdürdü.
Temmuz 2008’de Londra Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerini kutlayacak olan yeni model ailesi, Opel markası için ve bunun da ötesinde teknoloji ve tasarım standartları oluşturuyor. Bu yeni modele ait olaylar dizisini başlatmak üzere, Opel bugün yeni modelin ismini ilân etti: Insignia.
Yeni Insignia ailesi, Opel’in kendi ana vatanındaki Rüsselsheim fabrikasında üretilecektir. Bu tesisler, dünyanın en gelişmiş, en modern otomobil üretim tesislerinden biridir. General Motors Europe Pazarlama baş-otoritesi Alan Visser, bu konuda şu açıklamayı yaptı: “Dinamik performans, Opel markasının öz değerlerinden biridir. Yeni Insignia’da, bu tanımlayıcı özellik, ileri teknoloji ürünü şanzıman teknolojisi, aktif güvenlik ve sürücü ile otomobil arasındaki iletişimle gerçekleşir. Insignia’nın konfor düzeyini ve çevre dostu olma özelliğini, önemli ölçüde daha pahalı rakipleri bile aşamaz.” Insignia ile Opel, ileri teknolojisini daha fazla sayıda müşterilerin satın-alabilmesi için ana-stratejisini sürdürüyor.
Yeni otomobilin tasarımına gelince, Visser diyor ki: “Yepyeni bir çığır açan GTC konsept otomobilimize daha yakından bakarsak, Opel’in yeni tasarım dilinin ne kadar heyecan verici olacağına ilişkin iyi bir fikir edinebiliriz.”
Opel’in orta-üst otomobil sınıfı mirası, geriye 1970 yılına kadar uzanır, 1970’te Ascona’nın lansmanı ile başlar. Üç-nesil boyunca toplam 4.4 milyon adet Ascona satışı yapıldı. Ascona’ları 1988’de Vectra takip etti. Üç Vectra neslinin üretimi yapıldı ve bugüne kadar yaklaşık 5.5 milyon adet Vectra model satıldı.